10.1. Selçuklu TürkiyesiTARİH ZÜMRESİTARİH.10

10.1.2. Oğuz Göçleri ve Anadolu (Anadolu’nun Türkleşmesi)

KAZANIM ve AÇIKLAMALARI

10.1.2. Anadolu’ya yapılan Türk göçlerinin sosyokültürel etkilerini analiz eder.
a) Oğuz göçleri sırasında Türklerin Anadolu’da yerleşmesini kolaylaştıran nedenler üzerinde durulur.
b) Dönemin Latin ve Arap kaynaklarında Anadolu’nun ilk kez on ikinci yüzyılda Türkiye (Turchia, Turkiya) olarak anılmasına vurgu yapılır.

10.1.2. Anadolu’ya yapılan Türk göçlerinin sosyokültürel etkilerini analiz eder.

a) Oğuz göçleri sırasında Türklerin Anadolu’da yerleşmesini kolaylaştıran nedenler kısaca açıklanır. 

b) Türkiye isminin doğuşu açıklanır. Öğrencilerin, Anadolu’nun Türkiye olarak adlandırılmasının nedenleri ile ilgili çıkarımda bulunmaları sağlanır.

c) Öğrencilerin, Anadolu ile birlikte Irak ve Suriye bölgesine yapılan göçlerin, bu bölgelerde günümüze kadar devam eden Türkmen varlığına etkilerini analiz etmeleri sağlanır.

ç) İç Asya’nın batısında kurulan Türk Devleti’nin devamlılığı Büyük Selçuklu, Türkiye Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti devletleri üzerinden vurgulanır.

UYGULAMA ZAMANI ve SÜRESİ

Planlanan Ders Süresi: 40+40=80 Dakika (İki ders saati), Uygulama Tarihleri: 38-2. Hafta, 18-24 EYLÜL 2023

DERS KAZANIM KONUSU / İÇERİK

10. 1.2. ANADOLU’YA TÜRK GÖÇLERİ VE BU GÖÇLERİN SOSYOKÜLTÜREL ETKİLERİ

ARAŞTIRINIZ
Türkiye tabirinin Türklerin yaşadığı hangi coğrafyalar için kullanıldığını gerekçeleriyle araştırınız. Elde ettiğiniz sonuçlardan takım çalışmasıyla bir harita hazırlayınız.
Bu haritayı sınıf ortamında paylaşını
z.

Bizans kaynaklarında Kafkasların kuzeyinde Türklerin yaşadığı sahalar için kullanılan Türkiye tabiri, II ve III. Haçlı Seferi dönemlerinde yazılan Latince kaynaklarda Anadolu için de kullanılmaya başlanmıştır. Anadolu’yu ifade etmek için Türkiye tabirinin kullanılması, Anadolu’daki demografik ve kültürel değişimin etkisini göstermektedir. Başlangıçta bugünkü Denizli’den Karaman’a kadar uzanan küçük bir sahayı içine alan Türkiye ifadesi, sonraki birkaç yüzyıl içinde bütün Anadolu için kullanılmıştır.

Batılı kaynaklarda Türkiye (Turchia, Turkiya) tabirinin ortaya çıkması ve bu tabirin sınırlarının genişlemesi, söz konusu coğrafyada Türklerin nüfusunun ve siyasi nüfuzunun artmasıyla yakından ilgilidir. Bu iki husus, sonraki yıllarda da Türkiye tabirinin gittikçe genişleyen bir coğrafya için kullanılmasını sağlamıştır.

Selçukluların Anadolu’ya yönelmesi Çağrı Bey’in 1015-1021 yıllarındaki keşif akınlarıyla başlamıştır. 1048 yılında yapılan Pasinler Savaşı’nda Bizans kuvvetlerinin Selçuklulara yenilmesi birçok Türk beyinin Anadolu’ya yönelmesini sağlamıştır. Bu durum, zamanla Türk boylarının Bizans sınırlarına yerleşmesinin önünü açmıştır.

Oğuzların Anadolu’yu yurt olarak seçmesinde Anadolu’nun ticaret yollarının üzerinde bulunması, denizlerle çevrili stratejik bir konumda yer alması, siyasi yapısının çalkantılı olması; Anadolu topraklarının verimli ve hayvancılığa uygun olması, Anadolu nüfusunun az olması gibi şartlar etkili olmuştur.

VI. yüzyılda başlayan Bizans ile Sasani imparatorlukları arasındaki savaşlar Anadolu’yu yıkıma uğratmıştır. VIII. yüzyıldan itibaren ise Bizans İmparatorluğu ile İslam devletleri arasındaki savaşlar, Anadolu şehirlerini harabeye çevirmiş ve Anadolu şehirlerinin nüfusunun iyice azalmasına sebep olmuştur. Bizans İmparatorluğu’nun Anadolu’daki ve Balkanlarda verdiği mücadeleler devleti gittikçe zayıflatmıştır. Bu durum, Anadolu’daki Bizans tekfurlarının merkezden bağımsız davranmalarına zemin hazırlamıştır. Uzun süren savaşlar ve iç çalkantılar, Bizans İmparatorluğu’nun ekonomik olarak gerilemesine neden olmuştur. Yeni vergiler ve ağır çalışma şartları, Anadolu halkının hayatını zorlaştırmıştır.

Türkler, XI. yüzyılda Anadolu’ya geldiğinde Rum, Süryani, Ermeni ve Gürcüler bu coğrafyada yaşamaktaydı. Bizans’ın Ortodoks Hristiyanlar arasında etnik ve dinî yönden ayrımcı bir politika uygulaması başta Ermeniler ve Süryaniler olmak üzere kendisine bağlı olan halkın siyaseten küskünlüğüne sebep olmuştur. Bu yüzünden Türklere karşı yerel halk tarafından direniş olmamış ve Türklerin Anadolu’ya yerleşmeleri kolaylaşmıştır.

Türk beylerinin akınlar başlattığı yıllarda Anadolu imar ve iskân bakımından tahrip olmuştu. Bizans yönetimi derin bir siyasi bunalım içindeydi. Bizans ordusu şehirlerdeki garnizonlarda sıkışıp kalmıştı. Türkler, bu sayede Anadolu’yu fethederken ciddi bir direnişle karşılaşmadılar.

Türk akınları öncesinde Anadolu’da Bizans yönetiminde pek çok kasaba ve şehir vardı. Bu kasaba ve şehirlerin birçoğu askerî garnizon niteliğindeydi. Türkler, Anadolu’da garnizona dönüştürülen bu şehirlerin geliştirilmesi ve yeni yerleşim yerlerinin kurulması için özellikle Anadolu’yu yurt edindikten sonra yoğun bir çaba göstermiştir.

Türkler, 1071 Malazgirt Zaferi’nden (Görsel 1.1) sonra kısa bir sürede Anadolu’nun büyük bir kısmını fethetmişlerdi fakat mesele Anadolu’yu fethetmekle bitmemişti. Zira bir ülkede hâkimiyetin kalıcı olabilmesi için askerî güç ve üstünlük yeterli değildi. Bunlarla beraber düzenli işleyen idari teşkilatlar kurmak, yeni yerleşim yerleri oluşturmak ve kalıcı kültürel eserler inşa etmek gerekliydi. Türkler, bunun için Anadolu’nun birçok şehrinde devlet ve beylikler kurarak bu yerleri hâkimiyetlerine aldılar. Yerleşik hayatı benimseyen Türkler, Anadolu şehirlerini yeniden imar ederek Anadolu’da kalıcı eserler bıraktılar.

ARAŞTIRINIZ
Takım çalışmasıyla Dede Korkut Hikâyeleri, Battal Gazi, Danişment Gazi ve Sarı Saltuk destanlarındaki kahramanların düşünce, amaç, duygu ve tutumlarını açıklayan bir grafik bilgi (infografi) hazırlayınız.

Anadolu, Irak ve Suriye’de Türk Varlığı

Avrasya bozkırlarındaki Türkler; boylar veya boy birliği hâlinde siyasi varlıklarını sürdürmüşlerdir. Oğuzlar, Türklerin boy birliği hâlinde yaşamasının son örneğidir. Hun, Kök Türk, Uygur, Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletlerinde büyük hanedanlıkların yanında her devirde boylar veya boy birlikleri yer almıştır. Bir diğer ifadeyle büyük devletlerin güçlü bir yapıyla ayakta kalmalarında boyların önemi büyüktür. Oğuz Türkleri içerisinde “Dokuz Oğuzlar” olarak bilinen boylar birliği, Selçuklu ve Osmanlı devletlerini kurmuştur. Dokuz Oğuzlar ayrıca Karahanlı Devleti’nin kuruluşunda da rol oynamıştır.

Oğuzlara dair bilgiler, Çin kaynakları ile Oğuzlar’ın göçtükleri coğrafyalardaki devletlerin yazılı kaynaklarında yer almaktadır. Orhun Yazıtları’ndan Tonyukuk Anıtı’nda Oğuzlara dair bilgiler bulunmaktadır. Oğuzların 766 senesinde Uygur ve Karluk baskısıyla batıya doğru göç ettikleri ve IX. yüzyılda bu coğrafyadaki etkinliklerinin arttığı İslam kaynaklarında yazmaktadır. Gürgenç sınırından doğuya gidildikçe Aral Gölü’nün güneyi ve Buhara şehrinin kuzey sınırlarına kadar genişleyen bölge, Oğuzların yeni varlık alanları olmuştur.

X. yüzyılda Oğuzlar, Yenikent’e gelip Oğuz Yabgu Devleti’ni kurmuştur. Oğuzlar (Tablo 1.1), bu süreçte Karluklar, Kıpçaklar, Kimekler, Hazarlar ve Peçeneklerle sürekli mücadele hâlinde olmuştur. XI. yüzyılın ilk yıllarında Oğuz Yabgu Devleti yıkılmıştır. Selçuklu ailesi kendine bağlı boylarla batıya doğru ilerleyişine devam etmiştir.

X. yüzyıldan itibaren İslam dinine ve medeniyetine girmeye başlayan Oğuzlar, 1040 Dandanakan Savaşı’nda Gaznelileri yenerek Horasan’da Büyük Selçuklu Devleti’ni kurmuşlardır. Dandanakan Savaşı, Gazneli Devleti’nin gerileyerek zayıflamasına ve küçülmesine neden olurken Selçukluların da devletleşerek büyümesini sağlamıştır. Büyük Selçuklu Devleti’nin Türkler açısından tarihte oynadığı en önemli rol ise ana vatan Orta Asya’dan binlerce kilometre uzakta Asya ile Avrupa’nın birleştiği bir noktada (Anadolu’da) Türklere yeni bir vatan kazandırmasıdır.

Türkler için bugün üzerinde yaşadıkları Anadolu’nun vatan olması kolay olmamıştır. Özellikle Oğuz Türkmenleri Anadolu’ya gelmek için uzun ve zorlu yollardan geçmiştir. Oğuzlar, Anadolu’da tutunmak için Bizans, Ermeni, Gürcü ve Haçlı birliklerine karşı büyük mücadeleler vermişlerdir.

XI. yüzyılda Çağrı Bey’in Anadolu’ya yaptığı keşif harekâtında Oğuzlar önemli rol oynamıştır. Bu harekât sonrasında Oğuz beyleri Anadolu’ya akınlar düzenlemişlerdir. Bu akınlar, daha çok Anadolu’yu tanıma amacıyla yapılan ve BizansGürcü kuvvetlerini vurkaç taktikleriyle yıpratan akınlardır. 1048 Pasinler Savaşı’nda Selçukluların zafer kazanmasından sonra Bizans’a yönelik akınlar daha da artmıştır. Pasinler Zaferi’nden sonra Oğuzlar, Bizans sınırındaki faaliyetlerini artırarak önemli kale ve üsleri ele geçirmiştir.

Türklerin artan akınlarından rahatsız olan Bizans, yeni ve büyük ordularla Selçukluların gelişini engellemeye çalışmıştır. Anadolu’nun kapılarını Türklere açan 1071 Malazgirt Meydan Savaşı’nda kazanılan zaferle Selçukluların Anadolu’yu yurt edinme süreci başlamıştır.

Tamgalar; Türklerin siyasi, sosyal ve kültürel hayatında nasıl bir tarihsel öneme sahip olabilir?
Yazınız

Oğuzlar, Sultan Alp Arslan’ın yönlendirmesiyle kafileler hâlinde Anadolu’ya yerleşmeye başlamıştır. Anadolu’yu yurt tutan ve her birinin kendine ait özgü tamgaları (Tablo 1.2) bulunan Oğuzlar, Selçuklulardan önce boy birlikleri hâlinde beylik statüsündeki siyasi yapılarda yer almışlardır.

tamga: Bir şeyin kime, hangi boya, topluma, millete ve çağa ait olduğunu gösteren be- lirgin iz, işaret, damga, nitelik.

Oğuzlar, içinde bulundukları siyasi yapılardan ayrılarak sonraki dönemlerde tarih sahnesine çıkacak Selçuklu, Osmanlı gibi devletlerin kurucuları ve gerçek sahipleri olmuşlardır. XI. yüzyıldan itibaren Selçukluların Anadolu’ya başlattıkları akınlar ve nüfusun süreklilik gösteren Türk göçleri ile desteklenmesi, Anadolu’nun bir Türk vatanı hâline gelmesini sağlamıştır.

Malazgirt Meydan Muharebesi’nden hemen önce Selçuklu hanedan üyesi Arslan Yabgu’ya bağlı oldukları için Yabgulular olarak adlandırılan Türkmenler, 1063-1068 yılları arasında Halep, Kudüs ve Şam çevrelerine inerek burada faaliyetlerde bulunmuş ve 1076’da Uvakoğlu Atsız önderliğinde Şam’ı ele geçirerek siyasi bir teşekkülün temelini atmışlardır. Sultan Alparslan’ın oğlu olan Tacüddevle Tutuş, 1079’de Şam’a tam anlamıyla hâkim olmuş ve Suriye ve Filistin Selçuklu Melikliği’ni kurarak bölgenin Türkleşme sürecini bir devlet çatısı altında kurumsal hâle getirmiştir. Suriye ve Filistin Selçuklu Melikliği’nin dağılmasından sonra bölgeye bir başka Türk beyliği olan Tuğtekinliler hâkim olmuş ve Eyyubiler kurulana kadar buradaki Türk varlığını temsil etmişlerdir.

Irak’ın genel anlamda Türkleşmeye başladığı bu dönem, Tuğrul Bey’in 1058’deki ilk Bağdat ziyareti sırasında Dicle’nin batı yakasında kurdurduğu Medinet-i Tuğrul adlı Türk mahallesinin oluşmasıyla ortaya çıkmıştır. Bağdat, Ane, Hit, Vasıt, Musul gibi Irak topraklarında artan Selçuklu hâkimiyeti, Musul’un Selçuklu hâkimiyetine girmesiyle kalıcı bir hâle dönüşmüştür.

Kutalmışoğulları, Melikşah’ın tahta çıkmasından sonra Anadolu’ya geçerek Fırat boylarında ve Urfa havalisinde faaliyette bulunmuştur. Antakya’yı kuşatan Kutalmışoğlu Süleyman Şah, başarılı olamasa da şehri haraca bağlamıştır. Şam bölgesindeki yöneticilerin Kutalmışoğullarına karşı ittifak kurması üzerine Süleyman Şah kardeşi Mansur ile birlikte Anadolu’nun iç kesimlerine yönelmiştir.

Bizans’ın Anadolu’da etkinliğinin azaldığı XI. yüzyılın sonlarına doğru Süleyman Şah, Anadolu’ya akınlar yaparak önce Konya’yı bir süre sonra da İznik’i fethetmiş ve Türkiye Selçuklu Devleti’ni kurmuştur. Süleyman Şah’tan sonra Bizanslılar ve Haçlılar karşısında bazen geri çekilmeler yaşansa da Anadolu’nun fethedilip Türkleşmesinde Kutalmışoğulları’nın etkin rol oynamıştır.

Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde Oğuzların öncülüğünde Anadolu’ya yerleşen Türkler burayı yurt edinmişlerdir. Oğuzların bu öncü çabaları Anadolu’nun Türkiye Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti devletleri için de vazgeçilmez bir yurt olmasını sağlamıştır.

KONU ANALİZİ
Türkerin Anadolu, Irak ve Suriye’ye yaptığı göçler bu bölgenin geleceği açısından nasıl bir etki yaratmıştır? Günümüzdeki durumu da göz önünde bulundurarak yorumlayınız.

KAYNAK: TARİH-10 Ders Kitabı MEB 2023

10.1.2. ANADOLUYA TÜRK GÖÇLERİ (Oğuz Göçleri ve Anadolu)

9.1.2.1. XI. Yüzyılda Anadolu’ya Yapılan Türk Göçleri
9.1.2.2. Türklerin Anadolu’ya Yerleşmesini Kolaylaştıran Nedenler
9.1.2.3. Türkiye İsminin Doğuşu
9.1.2.4. Irak ve Suriye’ye Yapılan Türk Göçleri.

KAVRAMLAR, KİŞİLER, OLAYLAR

Malazgirt, Çağrı Bey, Pasinler, Afşin Bey,

KONU/KAZANIM SUNUSU/SLAYTI

10.1.2. Oğuz Göçleri ve Anadolu Ders Planı ve Sunum/Slaytı

KONU / KAZANIM MATERYALLERİ

ETKİNLİKLER

ÖLÇME- DEĞERLENDİRME

10.1.2. ÖLÇME-DEĞERLENDİRME HAVUZU
(Kazanım ile ilgili ppt, word, pdf vb. deneme, test ve sınavlar)

Kazanım Destek, Katkı ve Değerlendirme Formu

DESTEK, KATKI ve DEĞERLENDİRMELERİNİZİ BEKLİYORUZ.

Ünite ile ilgili dosya, doküman, sunum, slayt, ses, görüntü, fotoğraf, video, vb. her şeyi aşağıdaki sanal duvarda (Padlet) paylaşabilir, görüş ve düşüncelerinizi belirtebilir, yorumlarınızla katkıda bulunabilirsiniz. Yapacağınız tek şey + ya tıklayıp sonrasında istediğinizi panoya eklemek. Birlikte düşünüyor, tasarlıyor, üretiyor ve paylaşıyoruz. Öğretmen İmecesi

Made with Padlet

ANA SAYFA / TARİH-10 / 10.1.ÜNİTE: SELÇUKLU TÜRKİYESİ / 10.1.1. 1072-1308 Yılları Arasındaki Başlıca Siyasi Gelişmeler / 10.1.2. Oğuz Göçleri ve Anadolu / 10.1.3. Anadolu’nun Türkleşmesi / 10.1.4. Haçlılar Karşısında Türkler / 10.1.5. Anadolu’da Moğol İstilası / 10.1. Ünite Ölçme-Değerlendirme Etkinlikleri


ÖĞRETMEN İMECESİ /Eğitim 4.0 sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Yorumlarınız, görüş, öneri ve eleştirileriniz bizim için bir gelişme fırsatıdır.

Başa dön tuşu

ÖĞRETMEN İMECESİ /Eğitim 4.0 sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Skip to content