OTT.7.1. Türk Halklarının Ortak Destanları
TÜRK HALKLARININ ORTAK DESTANLARI

Türk dünyasının ortak kahramanlık destanları şunlardır: Oğuz Kağan Destanı, Türeyiş Destanı, Göç Destanı, Dede Korkut Hikâyeleri, Manas Destanı, Alpamış, Köroğlu. Bunlardan Oğuz Kağan Destanı bütün Türk dünyasında bilinen bir destandır. Dede Korkut Hikâyeleri Oğuz Türklerinin yaşantılarını, kahramanlıklarını anlatmaktadır. Manas Destanı ise Kırgız Türklerine ait dünyanın en uzun destanıdır. Alpamış Destanı’ndaki Alpamış; Anadolu ve Kafkasya Türklerinde Alp-Bamsı, İdil-Ural bölgesinde Alpamşa, Kazak, Nogay ve Karakalpaklarda Alpamıs, Özbeklerde Alpamış, Altay Türklerinde Alp-Mangaş, Alp-Mamış biçimlerinde millî kahraman sıfatıyla değer görmektedir. Anadolu ve Kafkasya’da Köroğlu, Orta Asya’da Göroğlu olarak bilinen Köroğlu Destanı ortak değerlerden biridir. Türk destanlarındaki Manas ve Köroğlu gibi kahramanların Türk boylarını bir araya toplayarak düşmanlara karşı mücadele ettikleri, asırlardan beri ozanlar ve bahşılar tarafından söylenegelmektedir.


Söz ustası ve adaletin sembolü Nasreddin Hoca, Anadolu’dan Orta Asya’ya kadar uzanan geniş sahadaki Türk toplulukları arasında sevilmektedir. O, Azerbaycan’da Molla Nesriddin, Orta Asya’da Nesriddin Efendi, Apendi veya Koja Nasır adı ile bilinir. Türk dünyasının ortak karakterlerinden biri de Keloğlan’dır. Keloğlan
Orta Asya’da Tazşa Bala olarak bilinmektedir.
Nasreddin Hoca fıkralarından “Ye Kürküm Ye”

Akşehir’in beyleri Hoca’yı yemeğe davet etmişler. Hoca nereden bilsin; davete günlük kıyafetiyle katılmış. Katılmış ama ne hoş geldin ne sefa getirdin diyen var. Herkes, allı pullu kıyafetlilere el pençe duruyormuş. Hoca, bir koşu evine giderek sandıktaki işlemeli kürkünü giyip yemeğe geri dönmüş. Az evvel hoş geldin bile demeyenler, önünde yerlere kadar eğilmişler. Hoca’yı yere göğe sığdıramayıp başköşeye oturtmuşlar. Kuzunun en hasını önüne koymuşlar. Herkes Hoca’nın yemeğe başlamasını bekliyormuş. Hoca, bir taraftan kürkünün kolunu sofrada sallamaya, bir taraftan da “Ye kürküm ye, ye kürküm ye!” demeye başlamış.
– İlahi Hoca, demişler, kürkün yemek yediğini kim görmüş?
Hoca taşı gediğine koymakta gecikmemiş:
– Kürksüz iken adamdan sayılmadık… İtibarı o gördü, yemeği de o yesin.
Dış görünüşün önemli olmadığını, ahlakın daha değerli olduğunu vurgulayan bir kompozisyon yazınız.
OĞUZ KAĞAN DESTANI
Oğuz Kağan, Hunlardan itibaren bilinen bir destandır. X. yüzyıldan sonra yazıya geçirilmesine rağmen Türk boyları tarafından eski tarihlerden beri anlatılagelmektedir. Oğuz Kağan Destanı efsane ve rivayetleri, mitolojik olayları ve hikâyeleri bünyesinde barındıran büyük bir eserdir. Oğuz Kağan’ın Türk topluluklarını birleştirmek için yaptığı mücadeleler destansı bir şekilde anlatılır. Destanda Türklerin yaşadıkları yerlerin ve Türk boylarının adları, Türk devlet geleneği ile eski Türk inancının izlerini bulmak mümkündür. Oğuz Kağan Destanı’nda Oğuz, Ulu Türk, Karluk Bey, Demirci Kalaç (Halac), Kanglı, Ulu Ordu, Kıpçak Bey gibi kahramanlar görülür. Oğuz Kağan’ın çocuklarının adının Gün Han, Ay Han, Yıldız Han, Gök Han, Dağ Han, Deniz Han olması Türklerin cihan hâkimiyetinin bir göstergesidir.

Aşağıdaki destana ait parçada görüldüğü gibi Oğuz Kağan, devletini oğulları arasında paylaştırarak onlara çeşitli görevler verecektir.
“Oğuz Kağan gün gelir büyük bir toy (şölen) verir. Halkı çağırır, yenilir içilir sonra Beylerine ve Halka buyruk verir.
Ben sizlere oldum Kağan!
Alalım yay ile kalkan.
Nişan olsun bize buyan,
Bozkurt olsun bize uran,
Demir kargı olsun orman,
Av yerinde yürüsün kulan,
Daha deniz, daha müren,
Güneş bayrak gök kurıkan.
dedi ve dünyanın dört bir yanına elçiler göndererek buralardaki hükümdarların kendisine bağlanmasını istedi. Bu fermanlarda şöyle yazıyordu: “Ben Türklerin kağanıyım dünyanın dört bucağına hâkim olmam gerekir. Sizlerden bana bağlanmanızı istiyorum. Kim benim buyruğuma boyun eğerse hediyelerini kabul eder, dost sayarım. Kim boyun eğmezse, üzerine ordu gönderirim…“
Büyük bir toy veren Oğuz Kağan, oğulları arasında görev dağılımı yapar. Büyük oğulları olan Boz Oklar (Gün Han, Ay Han ve Yıldız Han) arasında devleti paylaştırır. Küçük oğulları olan Üç Oklara (Gök Han, Dağ Han ve Deniz Han) ise şöyle der: “Sizler de Boz Oklar altında Beylik yapın”.
(Uyarlanmıştır.)
- Oğuz Kağan Destanı’ndan yola çıkarak Türklerin bağımsızlık ve dünyaya hâkim olma düşüncelerini yorumlayınız.
- Sizce Oğuz Kağan oğulları arasında devleti neden paylaştırmış olabilir?
MANAS DESTANI
Manas Destanı, Kırgız halkının kahramanlık destanıdır. Destanda milletin bağımsızlığı, birliği ve selameti için mücadele etmenin gerekliliği vurgulanmaktadır. Destan Manas, Semetey ve Seytek olarak adlandırılan üç bölümden oluşur. Bu bölümlerde Kırgız halkının düşmanlarına karşı mücadelesiyle birlikte ülke içerisindeki anlaşmazlıklar, örf ve âdetler, günlük hayatın özellikleri ile ilgili bilgiler verilmektedir. Manas Destanı’nda Kırgız halkının yaşadığı çeşitli dönemlerin yanı sıra eski Türk gelenek ve inançlarının izlerini de bulmak mümkündür. Destanın temel kahramanı Manas Batır kahramanlık, feraset ve vatanseverlik simgesidir. Manas Destanı’nın şu ana kadar 70’ten fazla nüshası kaydedilmiştir. Manas, dünyanın en uzun destanı olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiştir. 2013 yılında kardeş Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Manas Destanı Kırgız Cumhuriyeti Hükûmeti’nin önerisiyle UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesi’ne alınmıştır.

DESTEK, KATKI ve DEĞERLENDİRMELERİNİZİ BEKLİYORUZ.
Ünite ile ilgili dosya, doküman, sunum, slayt, ses, görüntü, fotoğraf, video, vb. her şeyi aşağıdaki sanal duvarda (Padlet) paylaşabilir, görüş ve düşüncelerinizi belirtebilir, yorumlarınızla katkıda bulunabilirsiniz. Yapacağınız tek şey + ya tıklayıp sonrasında istediğinizi panoya eklemek. Birlikte düşünüyor, tasarlıyor, üretiyor ve paylaşıyoruz. Öğretmen İmecesi

