OTT.3.3. Hazar Kağanlığı
HAZAR KAĞANLIĞI

Bu devlet VII-XI. yüzyıllarda varlığını sürdürmüştür. Kurucuları Aşina Hanedanı’nın Batı Kök Türk kolundandır. Merkezî toprakları Aşağı İdil (Volga) Havzası ve Hazar Denizi’nin kuzeybatı topraklarını içermiştir. Başkenti farklı dönemlerde tarihî Hanbalık (Semender, Dağıstan), İdil, Belencer ve Sarkel şehirleri olmuştur. En güçlü olduğu dönemde sınırları Karadeniz’in kuzeyinden Aral Gölü’ne kadar, Azerbaycan’dan Urallara kadar uzanmıştır. Kağanlık; buralardaki çeşitli Türk, Slav, Kafkas, İranlı, Macar gibi Fin-Ugor topluluklarını kendi bünyesinde barındırmıştır.
Hazar Devleti’nin yaklaşık üç asır boyunca Batı Avrasya steplerinde hâkim tabaka olarak bilinmesi bu bölgede Türk nüfusunun daha da artmasını sağlamıştır. Özellikle Azerbaycan Türkleri, Kumuklar,
Karaçay-Balkarlar ve Kırım Türklerinin oluşumunda Hazar Kağanlığı’nın rolü büyük olmuştur. Geniş topraklar üzerinde Müslüman, Hristiyan, Musevi ve eski Türk dininden insanlar beraberce yaşıyorlardı.
Devletin üst tabakası Museviliği kabul etmişti. Hakanların ülkelerini adaletli bir şekilde yönettikleri Arap kaynaklarında özellikle verilmektedir. Arap tarihçisi Mesudi’ye göre ülkede yedi yargıç bulunuyordu.
Bunlardan ikisi Müslümanların, ikisi Hristiyanların, ikisi Musevilerin ve biri de eski Gök Tanrı dininde olanlar ile Rusların davalarına bakıyorlardı. Hakanlar din işlerine karışmamış ve şehirlerde bütün dinlerin
serbestçe ibadetlerini yapmalarını sağlamışlardır. Hâkimiyetleri altına almış oldukları milletlere karşı anlayışlı tavırları ve dinî hoşgörüleri sayesinde Hazarlar, Doğu Avrupa’da dört asır süren bir hakanlık kurmuş ve onu korumakta başarılı olmuşlardır.
Hazar kültürü Rus, Macar gibi milletlerin de kültürüne tesir etmiştir. Günümüzde Kuzey Kafkasya’da, Kuban ve Don Nehirleri havzalarındaki eski şehir kalıntılarında Eski Türk kültür yadigârları ortaya çıkmaktadır. Buralarda Türk-Runik yazılı seramik ve metal eşyalar, taş heykeller, altın ve gümüşten yapılan çeşitli sanat eserleri Kök Türk ve bilhassa Hazar Kağanlığı’na ait eserler bulunmaktadır. Bu dönemin canlı izleri hâlâ Karaçay-Balkar, Kumuk ve diğer Kuzey Kafkasya Türkleri kültüründe korunmaktadır.
Özellikle Karaçay-Balkarlar’da İslamiyet öncesi Eski Türk inan cına ait Teyri (Tanrı), Umay-Ene (Eski Türk ilahesi Umay) ile ilişkili rivayetlerin bulunması bunun açık bir örneğidir.

DESTEK, KATKI ve DEĞERLENDİRMELERİNİZİ BEKLİYORUZ.
Ünite ile ilgili dosya, doküman, sunum, slayt, ses, görüntü, fotoğraf, video, vb. her şeyi aşağıdaki sanal duvarda (Padlet) paylaşabilir, görüş ve düşüncelerinizi belirtebilir, yorumlarınızla katkıda bulunabilirsiniz. Yapacağınız tek şey + ya tıklayıp sonrasında istediğinizi panoya eklemek. Birlikte düşünüyor, tasarlıyor, üretiyor ve paylaşıyoruz. Öğretmen İmecesi








