OTT.3.8. Kırgız Kağanlığı
KIRGIZ KAĞANLIĞI

Kırgızlar, VI. yüzyılda Yenisey’in üst kısımlarında kendi devletini kurmuş olmakla birlikte 555 yılında Kök Türk Kağanlığı’na bağlanmışlardır. Kök Türk Kağanlığı parçalandıktan sonra tekrar bağımsızlıklarına kavuşan Kırgızlar 648 yılında Çin hükümdarına ilk elçilerini göndermişlerdir.VII. yüzyılın sonu ile VIII. yüzyılın başlarında güçlü yönetici Barsbek’in etrafında toplanmışlar ve Kök Türklerin bağımsızlığını tekrar kazanmasından sonra Kök Türk hâkimiyetine girmişlerdir.

Kırgız Kağanı devletin başında bulunmaya devam etti ve giderek güçlendi. VIII. yüzyılın 20-30’lu yıllarında Kırgız Kağanlığı bağım sızlığını yeniden ilan etti.
840 yılında Kırgızlar Ötüken’de Uygur Devleti’ni mağlup ederek yeniden Kırgız Kağanlığı’nı oluşturdular.
Bu tarihten sonra Kırgız Kağanlığı, Yenisey Kırgızlarının askerî ve siyasi gücünün zirveye ulaştığı bir dönemdir. Bu dönem tarihçiler tarafından Kırgız Kağanlığı ve Kırgız tarihinin altın asrı olarak anılmaktadır.
840-924 yıllarında Kırgız Kağanlığı’nın toprakları Mançurya’nın batısından Tanrı Dağları’na kadar geniş bir bölgede yer almıştır. Kağanlık, İpek Yolu üzerinde etkili olmuş; diğer ülkelerle ve öncelikle Tang İmparatorluğu (Çin) ile ilişkilerde bulunmuştur.
Bu dönemde Kırgız kültürü büyük gelişme göstermiştir. Kırgızlarda Türk Bitik alfabesi yaygınlık kazanmıştır.
Türk kültürünün hacim ve içerik bakımından ender rastlanan eserlerinden biri olan Manas Destanı’nda Kırgızların bu dönemine ait tarihî olaylar da geçmektedir. Kırgızlar madencilik sanatında ilerlemişlerdir. Silah, kemer ve at koşumu, altın ve gümüş süslemeler çok çeşitlenmiş diğer kültürlere örnek teşkil etmiştir.
Çin yıllıklarında yer alan Güney Sibirya’ya ilişkin bilgilerden Kırgızların da tarım yaptıkları anlaşılmaktadır.

Moğolistan’da bulunmasına rağmen paleografik, dil ve içerik özelliklerinden dolayı Yenisey Yazıtları içerisinde değerlendirilen Suciin Davan Yazıtı 1900 yılında G.İ. Ramstedt tarafından Suciin Davan Dağı’na yakın bir yerde keşfedilmiştir. Kutlug Baga Tarkan Öge adlı hükümdarın buyruğu (bakanı) olan Buyla Kutlug Yargan adlı şahısın anısına dikilen bu yazıtta, adı geçen şahıs, “Kırkız oğlı men (Ben Kırgızım)” diye kendi boyunu göstermiş; yaptığı kahramanlıklarını, sahip olduğu zenginliklerini anlatmış ve oğullarına devlete hizmet etmelerini bir nasihat olarak bırakmıştır. 11 satırdan oluşan bu yazıtın IX. asrın ortasında Kırgız Kağanlığı döneminde dikildiği düşünülmektedir.

Kırgız Kağanlığı döneminde birçok şehir inşa edilmiştir. Kağanlık Çin, Tibet ve diğer devletlere elçilik göndermiş ve onların elçiliklerini kabul etmiştir. Bu ilişkiler Yenisey bölgesinde (Güney Sibirya) bulunan çeşitli Türk yazılı kaynaklarına yansımıştır.
X. yüzyılda Kırgız Kağanlığı zayıflamaya ve parçalanmaya başlamış, XIII. yüzyılda Moğollar tarafından yenilgiye uğratılmıştır. Kırgızların bir kısmı Güney Sibirya’da yaşamaya devam etmiş, diğer kısmı ise IX-XIII. yüzyıllar arasında birkaç dalga hâlinde Altay Dağlarının güneybatı kesimine ve Tanrı Dağlarının
kuzeybatı bölgelerine göç etmiştir.

DESTEK, KATKI ve DEĞERLENDİRMELERİNİZİ BEKLİYORUZ.
Ünite ile ilgili dosya, doküman, sunum, slayt, ses, görüntü, fotoğraf, video, vb. her şeyi aşağıdaki sanal duvarda (Padlet) paylaşabilir, görüş ve düşüncelerinizi belirtebilir, yorumlarınızla katkıda bulunabilirsiniz. Yapacağınız tek şey + ya tıklayıp sonrasında istediğinizi panoya eklemek. Birlikte düşünüyor, tasarlıyor, üretiyor ve paylaşıyoruz. Öğretmen İmecesi








