TAR.10.1. TÜRKİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE (1040-1299)TAR.9.2. ESKİ ÇAĞ MEDENİYETLERİTARİH ZÜMRESİTARİH.9

TAR.9.2.3. Eski Çağ Hukuku: Temel Kavramlar Sözlüğü

Eski Çağ Hukuku: Temel Kavramlar Sözlüğü

1. Giriş: Hukukun Kadim Kökleri

Eski Çağ’da toplumların büyümesi ve karmaşıklaşmasıyla birlikte, bireyler arasındaki ilişkileri düzenlemek, adaleti sağlamak ve toplumsal düzeni korumak için kurallara ihtiyaç duyuldu. Hukuk, bu temel ihtiyacın bir sonucu olarak ortaya çıktı ve medeniyetlerin temel taşlarından biri haline geldi. Bu belge, Eski Çağ hukuk dünyasına bir kapı aralamayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, törekısasa kısas12 Levha Kanunları ve kurultay gibi temel kavramlar, konuya yeni başlayan bir öğrencinin kolayca anlayabileceği sade bir dille açıklanacaktır.

2. Mezopotamya’dan Bir Ceza İlkesi: Kısasa Kısas

Kısasa Kısas, en temel anlamıyla, “Bir suçluyu, başkalarına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma” ilkesidir. Bu adalet anlayışı, özellikle Eski Çağ Mezopotamya medeniyetlerinde, bilhassa Babil Kralı Hammurabi tarafından hazırlanan kanunlarda temel bir prensip olarak benimsenmiştir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, Mezopotamya hukukunda her suç bu ilkeye göre cezalandırılmazdı; kaynaklar, bazı durumlarda para cezasının da uygulandığını göstermektedir.

Gelin, bu ilkenin nasıl işlediğini daha iyi anlamak için Hammurabi Kanunları’ndan bir maddeye bakalım:

“Eğer bir duvar ustası… ev yıkılır ve ev sahibi ölürse, duvar ustası idam edilir. Eğer evin yıkılması ev sahibinin oğlunun ölümüne neden olursa, duvarcının oğlu öldürülür.”

Bu örnek, suç ve ceza arasında nasıl birebir bir denklik arandığını çarpıcı bir şekilde göstermektedir. Suçun sonucu ne ise, suçluya verilen ceza da tam olarak aynı etkiyi yaratacak şekilde belirlenmiştir.

Mezopotamya’da cezalar sert ve kişiselken, Avrupa’da ise farklı bir hukuk anlayışı gelişiyordu.

3. Roma’da Hukukun Temelleri: 12 Levha Kanunları

12 Levha Kanunları, İtalya Yarımadası’nda kurulan Roma Devleti’nin ilk yazılı kanunlarıdır. Bu kanunlar, toplumsal bir ihtiyacın sonucunda, özellikle soylular (Patriciler) ile halk (Plebler) arasındaki sınıf mücadelelerini yatıştırmak ve herkese uygulanacak ortak kurallar belirlemek amacıyla ortaya çıkmıştır.

Peki, bu kanunlar neden bu kadar önemliydi? On iki adet bronz levha üzerine yazılarak halka ilan edilen bu kanunlar, modern hukuk sistemlerinin temellerini atmıştır. Özellikle şu iki noktada devrim niteliğindeydi:

• Hukukun Yazılı Hale Getirilmesi: Bu kanunlarla birlikte kurallar keyfi olmaktan çıkıp, herkesin görebileceği bronz levhalara yazılarak ilan edildi. Bu durum, özellikle halktan olan Plebler için soylu yargıçların keyfi kararlarına karşı bir güvence sağlıyordu.

• Yurttaşlar Arası Hukuki Güvence: Kanunlar, Roma yurttaşları arasındaki ilişkileri ve mülkiyet hakkı gibi konuları yasal bir çerçeveye oturtmuştur.

Ancak şunu fark etmek önemlidir ki, bu kanunlar tüm sınıflar için tam bir eşitlik getirmiyordu. Örneğin, Roma hukukunda köleler ile özgür yurttaşlar arasında bariz bir ayrım vardı. Aynı suçu işleyen bir köle, özgür bir yurttaşa göre çok daha ağır cezalara çarptırılırdı.

Roma, hukuki düzeni yazılı ve somut levhalara kazıyarak sağlarken, Türkistan coğrafyasında ise toplum, ilahi bir kaynaktan geldiğine inanılan yazısız kurallarla şekilleniyordu.

4. Eski Türklerde Devlet ve Hukuk: Töre ve Kurultay

Eski Türk toplumlarında hukuk, birbiriyle sıkı sıkıya bağlı olan Töre ve Kurultay kavramları etrafında şekillenmiştir.

4.1. Töre: Yazısız Kurallar Bütünü

Töre, Türkistan’da yaşayan Türk topluluklarında toplumsal ve siyasi düzeni sağlayan yazılı olmayan hukuk kuralları bütünüdür. Bu kuralların kaynağı, ilahi bir güce dayandığına inanılan Gök Tanrı inancı olarak kabul edilirdi. Töre, Türk devlet geleneğinde o kadar önemliydi ki, yeni bir devlet kurulduğunda atılan ilk adım töre kurallarını belirlemek ve devleti bu değişmez ilkelere göre yönetmek olurdu.

Töre sadece bir kurallar listesi değildi; aynı zamanda adalet, iyilik, eşitlik ve kişilik hakları gibi yüksek değerleri de içinde barındırırdı. Konargöçer yaşam tarzının bir sonucu olarak, kimseye uzun süreli hapis cezası verilmezdi. Ancak bu, cezaların hafif olduğu anlamına gelmezdi. Özellikle devlete isyan, askerlikten kaçma, cinayet ve hırsızlık gibi ağır suçlar doğrudan ölümle cezalandırılırdı.

4.2. Kurultay: Törenin Belirlendiği Meclis

Kurultay, “Eski Türklerde ve Moğollarda devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis” anlamına gelir. Töre ile Kurultay arasındaki en önemli ilişki, törenin şekillendiği yerin kurultay olmasıdır. Devletin en üst düzey yöneticilerinin katıldığı bu meclislerde alınan kararlar, zamanla törenin bir parçası haline gelir ve herkes için bağlayıcı olurdu. Kısacası, kurultay töreyi yapar, töre ise devleti yönetirdi.

5. Özet ve Karşılaştırma

Eski Çağ’ın farklı coğrafyalarında gelişen bu temel hukuk kavramlarını daha iyi anlamak için aşağıdaki karşılaştırma tablosunu inceleyebilirsiniz.

KavramAnlamıİlişkili MedeniyetTemel Özelliği
Kısasa KısasSuçun, işlenen fiilin aynısıyla cezalandırılması ilkesi.Mezopotamya (Babiller)Cezada denklik
12 Levha KanunlarıRoma Devleti’nin sınıf mücadeleleri sonucu ortaya çıkan ilk yazılı yasaları.RomaYurttaş hukukunu yazılı hale getirmesi
TöreEski Türk toplumlarında toplumsal düzeni sağlayan yazısız hukuk kuralları.Eski Türkler (Türkistan)Yazısız olması
KurultayDevlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis.Eski Türkler ve MoğollarTöre kurallarının belirlendiği yer olması
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu